Çocuklarda Dikkate Alınması Gereken Göz Hastalıkları

Küçük yaşta ortaya çıkan çeşitli göz problemleri bilinçli ebeveynler ve erken tanı sayesinde tedaviye kavuşturulabilir. Göz hastalıkları ilk aşamalarda neredeyse hiç fark edilmeyecek kadar belirsiz bir durumdur. Çocuklar rahatsızlıklarını dile getirmeyebilir veya bunu kendi başına fark etmeleri mümkün olmayabilir.

Göz problemi yaşayan çocukların anlattığına göre, gözlerinin bozuk olduğunu fark edememekle beraber herkesin böyle gördüğünü düşünüyorlar. Göz hastalıklarının ileri yaşlarda bireylerin hayatını olumsuz etkileyebileceği unutulmamalıdır. Bu olumsuz durumları engellemek adına ebeveynler çocukların sağlık durumuyla yakından ilgilenmelidirler.

Şaşılık (Göz Kayması)

Şaşılık, gözün bulunduğu doğrudan farklı yöne kayması anlamına gelebilir. Erken yaşlarda ortaya çıkan şaşılık sorunu, görüş kaybına yol açabildiği gibi çocukların gelişimini de olumsuz etkiler. Şaşılık sorunu yaşayan çocuklar ciddi görme kayıpları yaşarlar ve derinlik algılamaları düzgün çalışmaz. Bunlara bağlı olarak göz tembelliği problemini de beraberinde getirebilir. Gecikmiş ve erken tanı konulamamış göz hastalıklarından korunmak adına çocuğunuzun problemlerini dinleyin. Çocukların göz muayeneleri gelişim açısından ertelenmemesi gereken bir diğer önemli husustur.

Göz Tembelliği

Göz tembelliği tıp alanında Ambliyopi olarak da anılan ciddi bir göz hastalığıdır. Temel bir nedene bağlı olmadığı gibi tek gözde görme kusuru ile karakterizedir. Görüş keskinliğiyle ilişkili olan bu problem basit bir göz muayenesi ile teşhis edilebilir. Çocuklarda erken teşhis edilmesi çok önemlidir ve tedavi edilmediği takdirde ileri boyutlara taşınabilir. 8 yaşından önce teşhis edilmesi çocukların göz sağlığı için önemli bir zamandır. Erken teşhis ve doğru tedavi yöntemleriyle göz tembelliği hastalığından kurtulmak mümkündür.

Hipermetrop ve Miyop

Bu iki göz kusuru temelde yakından ilişkilidir. Hipermetrop göz kusuruna sahip kişiler yakını görmede güçlük çekerken, miyop hastaları ise uzağı görmekte zorlanırlar. İleri düzey tıp sayesinde miyop ve hipermetrop bebeklikte dahi teşhis edilebilir. 5 yaşına kadar olan her çocuğun %30’u bu göz kusurlarıyla tanışır. Çocuk, şikayetini dile getirmedikçe ebeveynler tarafından fark edilemez. Bu neticede göz kusuru ilerleyebilir ve iyileşme süreci uzar.

Göz Tansiyonu

Glokom olarak da bilinen göz tansiyonu çok nadir rastlanan bir durumdur. Erken teşhis edilip tedaviye başlanmazsa kalıcı göz kaybına neden olduğu nadir de olsa görülmüştür. Bebekler bu göz kusuruyla doğarlar. Göz içi basınçları çok sık olarak arttığı için göz bebekleri şişer ve normalinden çok daha büyük görünür. Bu belirti glokomu teşhis etmek adına önemlidir. Ebeveynlerin fark ettiği şüpheli bir durum varsa doktora mutlaka danışılmalıdır. Diğer belirtiler arasında ışığa hassasiyet, gözlerde kayma, kızarıklık ve sulanma vardır.

Katarakt

Yeni doğan 200 çocuktan birisi katarakt göz hastalığıyla dünyaya gelir. Yaşlılarda da sıkça rastlanan bu göz kusuru erken tedavi edilmediğinde göz kaybıyla sonuçlanabilir. Bebeklerin katarakt ile doğmasının sebebi annenin hamilelik sürecinde geçirdiği çeşitli hastalıklardan kaynaklanabilir. Annenin kullandığı ilaçlarda katarakt göz kusuruna yol açabilecek bir diğer etmendir. Kataraktlı gözler genellikle beyaz bir tabaka içindeymiş gibi gözükür. Bunlara ek olarak donuk ve cansız gözler eşlik eder. Katarakt ameliyatla tedavi edildiğinde körlük riski ortadan kalkar ve kişi kısa vadede normal hayatına geri döner.

Çocuklarda Göz Muayenesinin Önemi

Bebekler yeni doğduğunda çok az görürler ve bu kabiliyetleri zamanla artar. 8 yaşına gelmiş bir çocuğun tüm göz sistemleri gelişmiştir. Bu yaşa kadar olan bütün çocuklar şikayetleri olmaksızın düzenli olarak göz kontrolüne gitmelidir. Özellikle okula yeni başlayacak çocukların hemen öncesinde muayene edilmiş olmaları şarttır. Burada tüm sorumluluk elbette ebeveynlere ait oluyor. Problemleri erken teşhis etmek ve tedaviye başlamak, süreci kısaltmaya ve çocukların yaşam kalitesini artırmaya yardımcı olur.

Yorumlar

Daha yeni Daha eski